20 Mart 2012 Salı

Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi hakkında bilgi

Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi veya Değişimi, 1923 yılında Lozan Antlaşması'na ek protokol uyarınca Türkiye ve Yunanistan'ın kendi ülkelerinin yurttaşlarını din esası üzerine zorunlu göçe tabi tutmasına verilen addır.


Mübadele ile, 1.250.000 Ortodoks Hıristiyan Rum Anadolu'dan Yunanistan'a, 500.000 Müslüman Türk de Yunanistan'dan Türkiye'ye göç etmek zorunda kalmıştır. Mübadele kapsamına giren kişiler ile mübadele kapsamına girmeyen kişiler arasındaki ayrımın ana kriteri ırk yada dil değil din olduğu için Rum denilenlerin arasında, Türkçe'den başka dil bilmeyen ve konuşmayan Türk Ortodoks Hıristiyan Gagavuzlar ile Karamanlı Ortodoks Hıristiyan Türkler, Yunanistandan gelen Müslümanların arasında da Türklerin yanında Bulgarca konuşan rodop dağı eteklerindeki Pomaklar, Romence konuşan Ulahlar, Rumca (Yunanca) konuşan Patriyotlar ve kendi dilleriyle konuşan Arnavutlar da bulunmuşlardır.


Türkiye- Yunanistan nüfus mübadelesi kapsamında Türkiye'de sadece İstanbul kenti ile Gökçeada ve Bozcaada'da oturan Rumlar, Yunanistan'da ise sadece Batı Trakya Türkleri mübadeleden muaf tutulmuşlardır.


Mübadelede Yanya, Selanik, Drama, Kavala,Vodina ve Girit'ten Türkiyeye gelen nüfus Doğu Trakya ve Batı Anadoluda Rum azınlığın ayrılışı ile boşalan yerlere iskan edilmişlerdir. Mübadillerin yoğun olarak iskan edildikleri şehirler Edirne, Balıkesir, İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, İzmir, Kocaeli, Mersin, Manisa, ÇanakkaleBursa idi.. ve


Değişimin çok büyük bir bölümü 1923-1924 yıllarında gerçekleşmiş, ancak geriye kalan az sayıda olayda 1930 İnönü-Venizelos sözleşmesine dek zorunlu göç uygulamasına devam edilmiştir. Zorunlu göç gerek Türk gerek Yunan ekonomisinde yaklaşık 20 yıl süren ağır bir krize yol açmıştır.


Anlaşma Öncesindeki Durum

Osmanlı Devleti 1912 yılında, Balkan Savaşı sonrasında Rumelideki topraklarının neredeyse tamamına yakınını kaybederken, geride Osmanlı tebaasıyken bir anda başka bir devletin azınlık statüsündeki vatandaşları konumuna düşen yüzbinlerce Müslüman Türk bırakmıştı. Yunanlılar tarafından potansiyel tehlike olarak görülen Epir bölgesindeki, Selanik ve çevresindeki şehirler ile birlikte adalardaki Müslümanlara karşı yoğun baskı ve yer yer katliamlar yapılmaktaydı. Bu durum yaklaşık on sene sürmüştü.
1922'de Yunan orsusunun Anadoludan mağlup ayrılmasının ardından artık Anadoluda can ve mal güvenliğini kaybettiğini düşünen 1,069,957 Anadolulu Rumun Yunanistana göç etmesiyle göçmenleri boş arazi ve evlere yerleştirme sorununun baş gösterdiği Yunanistanda, Anadoludan gelen göçmenler Müslümanları evlerinden çıkarmaya ve onların evlerine yerleşmeye başlamıştı. Rum göçmenlerin barınması için gerekli arazi ve evlerin bir kısmı Müslümanların Türkiyeye gitmesiyle sağlanacaktı. Hem Yunanistandaki hemde Türkiyedeki azınlıkların sorunlarının dahada artması üzerine Lozan şehrinde barış anlaşmasının hazırlığı için görüşmelerin başladığı dönemde 30 Ocak 1923 tarihinde Türkiye ile Yunanistan arasında mübadeleyi öngören sözleşme imzalandı.
Anlaşma

Sözleşme 19 maddeden oluşuyordu. Sözleşme gereği 1 Mayıs 1923 tarihi itibariyle Türkiye topraklarındaki Rum Ortodoks nüfus ile Yunanistan topraklarındaki Müslüman nüfus arasında zorunlu göç uygulaması şarta bağlanmış oluyordu.


Mübadeleye tabi tutulmayacak olanlar sözleşmenin 2. maddesinde belirtildiği üzere Batı Trakya Türkleri ile İstanbul Rumları idi.


3. madde ile 18 Ekim 1912 tarihinden itibaren yerlerinden göç etmiş olanla da mübadele kapsamına alınıyordu.


6. ve 7. maddelere göre göçe tabi tutulanlara her iki hükümette gereken kolaylığı gösterecek, mübadil kişi terk ettiği ülkenin vatandaşlığından çıkacak yeni geldiği ülkenin vatandaşlığını alacaktı.


5. maddeye göre mübadillerin mülkiyet haklarına hiç bir zarar verilmeyecekti. 8. maddeye göre ise mübadiller her çeşit taşınır mallarını hiç bir vergiye tabi olmadan yanlarında getirebileceklerdi.


9. maddeye göre mübadillerin geldikleri yerde bırakmış oldukları mallar Karma Komisyon taradından tasfiye edilecekti. Bu madde 18 Ekim 1912'den sonra yerlerinden ayrılanlarıda kapsayacaktı.


11,12 ve 13. maddeler sözleşmenin uygulamasını üstlenecek karma komisyonun kurulması ile ilgiliydi. Karma Komisyonun sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihi izleyen bir ay içinde kurulması öngörülüyordu.


14. maddede göçmenlere yeni geldikleri ülkede geride bıraktıkları mallare eş değer nitelikte ve değerde mal verileceği belirtilmişti.


15,16,17 ve 18. maddeler ise tarafların Karma Komisyona karşı yükümlülükleri, mübadelenin gerçekleşmesi sırasında sağlanacak kolaylıklar, mübadeleye tabi olacak kişilere duyuru yapılması, sözleşmenin yürürlülüğünün emniyete alınması için her iki hükümetin yapacağı yasal değişiklikler yer almıştır.
Karma Komisyon

Sözleşmenin 11. maddesin azınlıkların mübadelesini denetleyecek, mallarına değer biçmek ve bu malları tasfiye etmek üzere bir Karma Komisyonun kurulmasını ön görmekteydi.
Komisyonun dört üyesi Türkiye hükümetini, dördü Yunanistan hükümetini temsil edecek, geriye kalan üç üye ise 1914-1918 Birinci Dünya Savaşına katılmamış ülkelerin Milletler Cemiyeti tarafından seçilecek temsilcilerinden oluşacaktı.


Karma Komisyonun merkezi 8 Ekim 1923'den 21 Haziran 1924'e kadar Atina, bu tarihten sonra tasfiye edilene kadar ise İstanbuldu.


1923-1926 arası Karma Komisyonun tahsis ettikleri ile Türkiye'ye gelen mübadil sayısı 355,635 idi. Bu sayıya kendi ulaşım olanaklarıyla Yunanistandan ayrılıp Türkiyeye gelenler dahil değildir. 1921-1928 arası Türk hükümetinin iskan ettirdiği mübadil sayısı 463,534 kişidir. 1912-1914 arası Balkan Savaşı sonrasındaki süreçte Yunanistandan gelen göçmen sayısı ise 125.000 dir. Edirne, Balıkesir, İstanbul, Bursa, Tekirdağ, Kırklareli, İzmir, Kocaeli, Manisa, Çanakkale, Mersin, ve Samsun gibi iller Yunanistan'dan gelen mübadillerin en yoğun olarak yerleştirildiği illerdir.


1928 genel nüfus sayımına göre Yunanistandaki göçmen nüfus 1,221,849 idi. Bunun 1,104,216 sı Türkiyeden geri kalanı ise diğer ülkelerden gelmiştir.