28 Nisan 2012 Cumartesi

Güneşten tüm gün korunmak şart! hakkında detaylı ve geniş bilgi

Hava sıcaklıkları arttıkça insan sağlığı da tehlikeye giriyor. Bu konuda insanların daha çok bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyorum bu nedenle edindiğim bilgileri sizinle de paylaşmak istiyorum.Güneşten korunmak için yeni lipozom teknolojisine sahip koruyucu kremler çıktığını gördüm(Daylong gibi..).Uzmanların da önemle vurguladığı lipozom teknolojisine sahip olan bu koruyucuların terlemeye,ısıya,ışığa vs. karşı dayanıklılık göstermesi, sağlığımız için büyük önem taşımaktadır..


GÜNEŞTEN ‘TÜM GÜN’ KORUNMAK ŞART!!!

Dünyada her geçen gün artan cilt kanseri vakalarına karşı uzmanlar uyarıyor: ‘Güneşten yaz-kış demeden tüm gün korunun!’’ Özellikle yaz tatillerini deniz-kum-güneş üçgeninde geçirmek ve bronz bir tene sahip olmak için güneş altına serilmeye hazırlananlar; ‘ 2005 yılı verilerine göre Amerika da her yıl 1 milyon kişinin cilt kanserine yakalandığını ve 9 bin 800 kişinin yine bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini biliyor musunuz?’
Dr. Belma Bayraktar
Cilt Hastalıkları Uzmanı

Kış yorgunluğunu üzerinden atıp, yaz güneşinin tadını sağlıklı çıkarmak, cilt kanserinden hem kendinizi hem de gelecekteki neslinizi korumak için ne yapmak gerekir? Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Belma Bayraktar bu konudaki sorularımızı cevaplandırdı.

'saglık ve yasam dergisinden alıntıdır'


1.Güneşin zararlı etkileri nelerdir?
Güneş ışınları deri üzerinde erken ve geç biyolojik değişikliklere yol açmaktadır. Erken dönemde güneş yanığı, allerjik reaksiyonlar, lekelenme ve deri kalınlaşması, geç dönemde ise deri yaşlanması ve deri kanserleri gelişimidir. Ayrıca güneşle alevlenen bazı cilt hastalıkları da mevcuttur.


2. Güneşin en zararlı ışınları hangileridir? Güneşe bağlı olarak ciltte ne gibi hasarlar görülebilir?
Güneşin en zararlı ışınları UVC ışınlarıdır, kanserojendir fakat pratikte yeryüzüne ulaşmadığı kabul edilir, ozon tabakası tarafından tutulur. Ancak bu tabakanın delindiği Avustralya gibi ülkelerde ulaşabildiği düşünülüyor.
UVA ışını pencereden geçtiği, her mevsimde mevcut olduğu ve dalga boyunun da uzun olduğu düşünülürse kaçınılması biraz zor bir ışın türüdür, bu yüzden yaz-kış güneş koruma kullanma zorunluluğu vardır. Hem UVA hem de UVB’nın kanserojen etkileri bulunmaktadır. Güneşe maruz kalmış cildin lekeli, kılcal damarları belirginleşmiş, kırışmış, kaba ve kuru bir görüntüsü vardır. Ayrıca elastik doku da etkilendiği için gevşemeye ve sarkmaya da müsaittir. Gözlerde korunmazsa katarakt gelişebilir.

3.Cilt kanseri son 20 yılda bir önceki yıla göre yüzde dört oranında artış gösteriyor. Bu artışı durdurmak mümkün mü?
Cilt kanserleri gittikçe artmaktadır, bu olayda en önemli neden güneş ışınlarına maruz kalmaktır. Bunun yanısıra kimyasallarla temas, stres, immun sistemin çökmesi, sigara ve alkol tüketimi, genetik faktörler de etkili bulunmuştur. Deri kanserleri ve deri yaşlanmasında güneş ışınlarının önemi anlaşıldıktan sonra güneşten korunmak çok önemli bir konu haline gelmiştir. İlk 10 yaş içersinde alınan UV ışınlarının başta malign melanom (MM) olmak üzere deri kanserlerinin tohumlarının erkenden atılmasına neden olduğunun fark edilmesi nedeniyle korunmanın çocukluk çağlarında başlatılması, çok daha fazla önemli hale gelmiştir. UVB ve UVA koruyucularının hücre DNA hasarını, P53 gen mutasyonlarını, lipid peroksidasyonlarını önleyip, deri kanserlerinin gelişimini engelleyebildiği çalışmalarla gösterilmiştir. İlk 18 yaş içersinde en az 15 faktörlü bir koruyucunun istikrarlı kullanılması melanom dışı deri kanseri riskini %78 azaltır. Güneşe açık bölgeler cilt kanserlerinin en sık rastlanıldığı bölgeler olmaktadır, bu yüzden yaz-kış açık bölgelerimize gün boyu güneş koruma kullanmalıyız. Böylece güneşin yaşlanma etkilerinden de korunmuş oluruz.


4. Cilt kanseri riski altında olanlar kimlerdir?
Tip1 dediğimiz beyaz tenli, açık renkli gözlü ve açık renk saçlı olanlar, ailesinde böyle bir hastalık geni taşıyanlar, açık havada, güneşte çalışanlar, uzun yıllar savunmasız güneş ışınlarına maruz kalmış olanlar, bağışıklığı düşük olanlar risk altındadır.


5. Güneşin zararlı etkilerinden nasıl korunabiliriz?
Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için işe uygun giysi, şapka ve gözlükle başlamalıyız. Giysiler ıslanınca güneş koruma özelliği azalır. Şemsiye altında ve bulutlu havada da yanmak mümkündür, hatta deniz içinde bile. Bu yüzden uygun güneş koruyucu ürünün kullanılması çok önemlidir. Bu hem UVA hem de UVB koruma içermeli, yüksek koruma faktörlü olmalı, suya, tere, neme dayanıklı olmalı, uzun süre etkisini devam ettirmeli, duyarlılık yapmamalıdır. Yeterli miktarda sürmek de çok önemlidir.(santimetre kareye 2 mg gibi)


6. Daha önce cilt kanseri geçirmiş olan hastalar güneşten nasıl korunmalıdır?
Daha önce cilt kanseri geçirmiş olanlar çok daha dikkatli olmalı, uzun süre dayanıklı tüm gün güneş koruyucu kullanmalı, bu koruyucuyu güneşe çıkmadan 15-20 dakika önce her tarafa eşit olarak ve belli bir kalınlıkta sürmeli, bununla da yetinmeyip şapka, gözlük, tişört giymeli, en önemlisi düzenli aralıklarla bir cilt hekimine giderek cildini kontrol ettirmeli, solaryum da kesinlikle yasaklanmalıdır. Güneş ışınlarının dik geldiği 11:00-16:00 arası dışarı çıkmamalıdırlar.


7. Güneşin zararlı ışınlarından korunmak için güneş kremi kullanmak yeterli midir?
Sadece güneş koruyucu sürmek yeterli değildir, giysilerle de korunmaya yardımcı olunmalıdır. Şapka, gözlük, giysiye ek olarak düzenli aralıklarla güneş koruyucu tazelenmelidir. Bu süre güneş koruyuculara göre değişebilir. Saat 10-11 ile 16:00 arası yazın gerekmedikçe dışarıda kalınmamalı, gölgeler tercih edilmeli, giysiler ıslandığında güneş koruma özelliklerinin azaldığı bilinmelidir. Yaz mevsiminde beta karoten, C ve E vitamini gibi besin destekleri alınabilir. Çünkü bunlar, güneş ışınlarıyla oluşan serbest radikallerin nötralize edilmesine ve bağışıklık sisteminin kuvvetlendirilmesine yardımcı olurlar. Çocukların korunması özellikle arz eder, bunlar için yüksek faktörlü fiziksel özellikli olanlar tercih edilmelidir. Mümkünse 1 yaş altındakiler direkt güneş ışınına maruz bırakılmamalıdır. Ayrıca güneş ve yapay ışınlara maruz kalındıktan sonra cildi besleyici nemlendiriciler kullanılmalıdır.


8. Siz güneş koruyucusu tavsiye ederken nelere dikkat ediyorsunuz?
-İyi tolere edilmeli, allerjik ve irritan olmamalı, renksiz, kokusuz, saydam, yağsız özelliklerle hoş bir kozmetik yapısı olmalı
-Deride yanma, batma yapmamalı, deriyi ve elbiseleri boyamamalı
-Hem UVA ve hem de UVB yi tutmalı
-Fotostabil olmalı
-Suya, tere, denize, kurulanmaya, ısıya dayanıklı olmalı
-Uçucu olmamalı
-Yüksek koruma faktörlü olmalı
-Deride kalıcılığı uzun olmalı
-Çok pahalı olmamalı


9. Piyasada çok fazla güneş kremi var, seçerken nelere dikkat etmeliyiz?
Hem UVA hem de UVB koruyuculuğu üzerinde yazıyor olmalı, en az 30 faktör koruma içermeli, güneşe, suya, kuma dayanıklı olmalı, renksiz, kokusuz, örtücülüğü iyi, sürülmesi rahat olmalıdır.


10. Güneşten korunmada yenilikler var mı?
Güneş koruyucularda son yıllarda lipozom teknolojisi kullanılarak üstün başarı sağlanmıştır. Lipozom, ikili lipid tabakası ile çevrilmiş ve iç kısmında bir sulu faz içeren küreciklerdir. Hem yağı hem de suyu seven maddeleri(örneğin ilaçlar ve UV filtreleri) yapılarında taşıyabilirler ve tüm hücreler tarafından emilebilirler. Yani ideal UV filtresi taşıyıcılarıdır. UV filtrelerinin hedeflenen tabakada uygun seviyede yoğunlaşması sağlanmış olur. Dayanıklı, güvenilir ve uzun süreli bir etki sağlanmış olur.


11. Lipozom teknolojisine sahip güneş kremlerinin diğer kremlerden farkı nedir?-UV filtrelerinin özelliklerini uzun süre koruyabilmesi ve etkilerini uzun süre devam ettirmesi
-UV filtrelerinin daha kolay tolere edilebilmesi ve istenmeyen etki riskinin azaltılmış olması
-Cildi nemli ve esnek hale getirmesi
-Suya, ışığa, ısıya, terleme ve kurulanmaya dayanıklı olması
-Sivilce yapmaması, tahriş etmemesi, allerjik olmaması, cildi nemlendirmesi

12. Güneşin zararlı ışınları ve cilt sağlığı ile ilgili eklemek istedikleriniz var mı?
Güneşin hep zararlı etkilerinden bahsettik, tabii ki güneşten korunmayı bilmek gerekiyor çünkü güneş aynı zamanda yaşam kaynağımız.
-Güneşin ısıtıcı ve terleme ile toksin attırıcı etkisi vardır.
-Güneş ciltte D vitamini sentezini sağlar. Normal olarak örtülü bölgelerin yaz boyunca haftada 2-3 kez 10-15 dakika güneşe maruz kalmaları, bu vitamin ihtiyacını karşılaması için yeterlidir. Yetersiz miktardaki D vitamini sentezinin çocuklarda raşitizme yol açtığı unutulmamalıdır.
-Antidepresan etkisi bilinmektedir.
-Bazı deri hastalıklarında tedavi edici etkisi bulunmaktadır. (Sedef hst,Atopik Dermatit,yeni doğan sarılığı gibi)
-Zararlı mikropları yok eder.